İkinci El Bir Elektrikli Araba Almak Mantıklı mı?

Artık kabul etmemiz gereken bir şey var. Dünya, içten yanmalı motora sahip araçlardan uzaklaşarak elektrikli arabalara geçmeye hazırlanıyor. Ülke olarak bizim de buna ayak uydurmamız gerekiyor. Togg‘un elektrikli bir araç olarak üretilip tüm dünyaya pazarlanmasının ardında yatan sebep de aslında tam olarak bu. 

Her ne kadar ülkemizde şu anda ikinci el elektrikli araba piyasası çok hareketli olmasa da Togg’la birlikte artışa geçecek şarj istasyonlarıyla birlikte her modelden daha fazla elektrikli araba görmeye başlayacağız. Bu arabalar da daha sonrasında ikinci el olarak satışa sunulacak. Bu noktada insanlar şunu düşünmeye başlayabilir: İkinci el bir elektrikli araba alırken nelere dikkat etmeliyim? Yurt dışında zaten halihazırda başlayan ikinci el elektrikli araç satışı hakkında nelere dikkat etmek gerektiğini yakından inceleyelim.

İkinci el bir elektrikli araba alırken dikkat edilmesi gereken başlıca konu bataryadır.

Aracın menzili ister 150 km ister 500 km olsun, elektrikli araçların fiyatının neredeyse yarısı batarya maliyetlerine gidiyor. Yani sorunlu bir bataryayı değiştirmek size yüksek bir maliyete neden olacaktır. Bu sebeple ikinci el bir araç alırken dikkat etmeniz gereken başlıca parça batarya olmalı. Aracın bataryasının değiştirilip değiştirilmediğini, ne kadar pil garantisinin kaldığını, bu garanti hakkının size geçip geçmeyeceğini öğrenmek ikinci el araba alırken bakmanız gereken başlıca konular arasında yer alıyor.

Telefonlarda olduğu gibi elektrikli araçların bataryaları da zamanla güç kaybedecektir.

Örneğin Togg’u ele alalım. Togg’un yaptığı duyuruya göre en ucuz modeli 310 km menzile sahip. Bu menzil; sizin sürüş şekliniz, hava şartları, yol şartları gibi etkenlerle değişecektir. Bunun dışında aldığınız Togg’u çok iyi bakmış olsanız dahi muhtemelen bundan 10 yıl sonra aracınızın bataryaları size 310 km menzil sunmaya devam edemeyecek. Bu, çoğu durumda önemli bir sorun olmaz. Batarya gücünün yüzde 10 değer kaybetmesi kabul edilebilir bir kayıp ancak ikinci el bir araç alırken batarya sağlığının ne durumda olduğunu bilmek size önemli bir avantaj sağlar.

Bu durum, bataryanızın bozulduğu anlamına gelmez. Evet, aldığınız arabanın bataryası birkaç şarj döngüsünden sonra asla ilk günkü kadar çok şarj etmeyecek. Çok düşük değerlerde de olsa hep daha az elektrik depolayacak ancak bu işlemin son derece yavaş ilerlediğini söyleyelim. Örneğin, Tesla Model 3’ün bataryası 480 bin kilometreden fazla dayanabilecek şekilde tasarlandı. Eğer aracın pilinde farklı bir sorun yoksa zamanla güç kaybetmesi son derece olağan bir durum.

Araçla kesinlikle uzun bir test sürüşüne çıkın.

Elektrikli araçlardaki parça sayısı içten yanmalı motorlu araçlara göre bir hayli az. Yani arabada bir sorun varsa da anlamak daha kolay. Elbette aracı uzman birisine göstermelisiniz ancak sonuçta bu arabayı siz kullanacaksınız. Bu sebeple uzun bir test sürüşü kafanızdaki soruları giderebilir. Öncelikle araç sahibinden arabanın şarjını doldurmasını istemelisiniz. 

Aracın şarjı doluyken gideceğiniz mesafeye göre ne kadar batarya tükettiğine, -eğer varsa- yokuştan aşağı inerken aracın ne kadar şarjı geri kazandığı gibi detaylara bakabilirsiniz. Bunun dışında aracın yürüyen aksamı ile diğer teknolojileri uzun bir sürüş sırasında kontrol etme fırsatı yakalayacaksınız. 

Yaşadığınız ev veya bölgenin elektrikli araçlar için uygun olduğunu kontrol edin.

Elektrikli araçların belki de en büyük dezavantajı olarak uzun şarj olma süreleri gösterilebilir. Bunun için hızlı şarjı destekleyen istasyonlar büyük avantaj sağlar. Örneğin 20 – 30 dakikada aracınızın şarjını hatırı sayılır bir miktarda doldurabilirsiniz. Ancak bundan da öte evinizde arabanızı şarj etmenin bir yolu varsa bu çok daha büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Eğer bir garajınız varsa bu garaja ekleyeceğiniz evlere özel şarj istasyonuyla aracınızı şarj edebilirsiniz. Ancak aracınızı sokakta bırakıyorsanız şarj için alışveriş merkezi gibi bölgeleri kullanmanız gerekecek. Bu da işinizi zorlaştıracaktır. İyi haberse Togg’la birlikte Türkiye’nin pek çok bölgesinde şarj istasyonlarının artacağı öngörülüyor.

Alacağınız arabanın servis ve tramer (hasar) kayıtlarını kontrol edin.

Bir elektrikli arabanın çok daha az bakıma ihtiyaç duyduğunu söyledik ancak yine de bazen servise girmesi gerekebiliyor. Ayrıca normal bir araba gibi kaza yapabileceği için hasar kaydı olup olmadığını da kontrol etmekte fayda var.

Başka ülkelerde ikinci el elektrikli araba piyasası nasıl?

Yaptığımız incelemelerde yurt dışındaki ikinci el sitelerinde Nissan Leaf, Kia EV6, Tesla Model 3 gibi popüler elektrikli araçları görüyoruz. 2017 model Nissan Leaf modellerine baktığımızda genelde kilometresine oranla değer kaybı yaşadığını görüyoruz. Normalde 31 bin 500 dolardan satışa sunulan 2017 model Nissan Leaf, ikinci el piyasasında 40 – 50 bin kilometredeyken 15 bin dolar aralığında satılıyor. Elbette bunun ülkemiz için bir kıstas olmadığını, ikinci elin bazı noktalarda sıfır araçlardan dahi daha pahalı olduğunu görüyoruz. 

İkinci el bir elektrikli araba satın almak ne kadar mantıklı?

Elektrikli bir ikinci el araba almak, aslında diğer arabalar kadar risk taşıyor. Hatta çoğu durumda daha az risk taşıdığını söyleyebiliriz. Bataryasının zamanla performans kaybı yaşaması dışında ciddi bir sorunla karşılaşılmayan elektrikli arabada, bir yerde en önemli parçasının batarya olduğunu görüyoruz. Alacağınız arabanın batarya sorunu yaşayıp yaşamadığına bakabilir, arabanın yılına göre batarya sağlığını inceleyebilirsiniz. Aracın hangi şarj seviyelerini desteklediğini, çevrenizde arabayı şarj edebileceğiniz alanların olup olmadığını da kontrol etmek büyük önem taşıyor.

Peki sizce elektrikli arabayı ikinci el olarak satın almanın riskleri neler? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Kaynaklar: Cars, Nerdwallet, Greencars, Kelley Blue Book

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir